OKUMA VE YAZMA KÜLTÜRÜ. Son Dakika Ender Karaca haber başlıkları ve gelişmeler - Mahmutlar PostMahmutlar Haber, En Güncel Haberler, Son Dakika – MahmutlarPost

28 Ocak 2023 - 17:29

OKUMA VE YAZMA KÜLTÜRÜ

OKUMA VE YAZMA KÜLTÜRÜ
Son Güncelleme :

02 Ocak 2012 - 15:31

486 views

Toplumsal bilinç düzeyinin oluşmasında okuma ve yazma kültürünün etkisi büyüktür.
Okuma ile birlikte oluşan düşünceler kağıda döküldüğü takdirde bu bilinç düzeyi daha da gelişerek artar.
Burada önemli olan okumanın, toplumsal bilincin gelişmesi üzerindeki etkisinin eğitim yoluyla topluma benimsetilmesidir.
Bu benimsetme öncelikle ailede başlar.
Bir ailede anne ve baba okuma kültürünü benimseyerek okuyor ve yazıyorsa bu aile içinde yetişen çocuklar da okumayı benimseyerek büyür.
Bu ortamda eğitilerek büyüyen çocuklar, ileride yaşayacakları olayları kulaktan dolma bilgilerle yorumlamak yerine akıl süzgecinden geçirerek yorumlarlar.
Açıkladığımız bu durum bilinçli toplumlarda var olması gereken bir durumdur.
Ancak, okuma ve yazma kültürünü benimsememiş toplumlarda durum farklıdır.
Örneğin; bizim toplumu ele alalım.
Bizim toplumda okuma ve yazma kültürü yeterli düzeyde değildir.
Bir Japon’nun bir yılda 25 adet kitap okuduğu, bizim toplumumuzda ise bir kişinin on yılda sadece bir kitap okuduğu saptanmıştır.
Hal böyle olunca, yaşadığımız herhangi bir olay üzerinde nesnel bir yorum yapmak yerine kulaktan dolma bilgilerin ışığı altında o olayı yorumlamaya çalışırız.
Bu durum okuma ve yazma alışkanlığının olmadığı her toplumda olur.
Esasında okuma ve yazma kültürünü edinmemiş toplumlardaki kişilerin tipik özelliklerinden biri de konuşmayı çok sevmeleridir.
Sürekli konuşurlar ama az okurlar.
Fransız düşünürü Montesquieu’nun “ İnsanlar ne kadar az düşünürseler, o kadar fazla konuşurlar„ ve yine Yüce Ata’mızın “ Bir ulusun bireyleri düşünür olmadıkça, kitleler istenilen yöne doğru çekilebilirler „ tümceleri bir toplumun okuma ve yazma kültürünün ne derece önemli olduğunun göstergesidir.
Okuyan ve yazan kişiler yaşanan olayları akıl süzgecinden geçirerek nesnel olarak değerlendirirler.
Bu durumum yaratılması için, o toplumun akıl ve bilimi baz alarak sürekli olarak eğiltilmesi gerekir.
Okuyan ve yazan kişiler eğitilerek çoğaldıkça toplumun bilinçlenme düzeyi de gelişir.
SONUÇ;
Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının uzun vadede göreceği eğitime bağlıdır.
Eğitilmemiş bir toplumun, yönetenler tarafından istenilen yönlere doğru çekilebileceğinin unutulmaması gerekir.
Ayrıca 2012 yılının tüm halkımıza sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.